Türkiye’de Bilinmeyen Efsaneler
Türkiye’de bilinmeyen birçok efsaneler bulunur. Bu efsanelerin hikayelerini merak ediyorsanız sizin için birkaç hikâye derledik. Keyifli okumalar dileriz.
Defne’nin Gözyaşları (Hatay-Antakya)
Anadolu’nun en kadim kentlerinden olan Antakya ve şehrin ortasında olan Harbiye Şelaleri ardında farklı bir hikâye barındırıyor. Efsaneye göre Zeus oğlu ışık tanrısı Apollon ırmak boyunda gezmeye çıkmıştır. Irmak boyunca gezen Apollon, Daphna (Defne’yi) görür ve görür görmez âşık olur. Su perisi Daphe gönlünü bir tanrıya kaptırmamak için kendine söz vermiştir. Bu nedenle Daphne Apollon’dan kaçar fakat Apollon Daphne’nin peşini bırakmaz. Bu nedenle Daphne ‘’Toprak Ana, beni ört, beni sakla, beni koru’’ diye yakarmıştır. Bu yakarış üzerine su perisinin organlarının ağırlaştığını ve odunlaştığını hissetti. Yavaş yavaş odunlaşan su perisi Defne ağacına dönüşmüştür. Apollon ise su perisinin ağaca dönüşmesini hüzünlü gözlerle seyreder. Apollon Defne ağacına sarılır ve hala atmakta olan kalbinin sesini duyar. Apollon, Defne ağacına ‘’Defne sen bundan sonra Apollon’un kutsal ağacı olacaksın. O solmayan dökülmeyen yaprakların, başıma çelenk olacak.’’

Sarı Kız Efsanesi (Balıkesir- Kaz Dağları)
Sarı kız efsanesi Türkiye’de bilinmeyen efsaneler arasında yer alır. Birçok efsane ve mite konu olan İda Dağı yani Kaz Dağlarının isim hikayesi hüzün doludur. İlyada Destanında geçen bu dağ ardında hüzünlü bir hikâye barındırıyor. Efsaneye göre Edremit’in Güre Köyünde Sarıkız adında çok güzel bir kız yaşarmış. Köyün bütün delikanlıları bu kız ile evlenmek istermiş. Ancak Sarıkızın babası kızını kimseye vermek istemezmiş. Bu nedenle köyde yaşayan delikanlılar kıza ulaşamadıkları için kıza iftira atmışlar. Sarıkızın babasına ‘’Kızın kötü yola saptı ya onu öldür ya da buralardan çek git’’ dediler. Ancak Sarıkızın babası kızını öldürmeye kıyamaz fakat köylülerin de yüzüne bakamaz. Bu nedenle kızını ve birkaç kazı alıp Kaz Dağlarına gider ve kızı orada bırakır. Kaz Dağlarında kazlarıyla beraber hayatta kalmayı başaran Sarıkız, dağda yolunu kaybedenlere de yardım eder. Böylece Sarıkızın hikayesi babasının kulağına kadar gider. Sarıkızın ölmediğini anlayan baba, kızını görmeye gider. Babasını gören Sarıkız çok sevinir, babasına yemek ikram eder. Yemek esnasında kızından su isteyen babasına eline Güre çayından uzatarak su verir. Babası bu duruma çok şaşırır ve kızının ermiş olduğunu anlar. Sarıkız orada babası ise İda Dağı’nın ‘’Babatepesi’’ olarak adlandırılan yerde vefat etmiştir.
